artık soruyorum kendime aşka mı aşığım acaba diye
ama elindekine razı olup hayata devam etmek ne kadar doğru olur???
tabiki insan hayatı önce kendi için yaşıyacak ama yanındaki kişiden beklentileride oluyor.
konuşmak, ilgilenilmek, hal hatır sorulmak
hem beklentisiz olacak ise eğer bir ilişki o zmana kimin ne önemi kalıyor ki.
oldu doğudan bi kıro bulayım hiç bi beklentim olmasın sonrada gül gibi yaşıyayım.
herkesle yaşanır o zman.herkesle böyle evlenilir.
ismin cismin ne önemi kalıyo???
devreye imkanlar giriyor o zmana.sana ne verebilir?
maddi imkan.sağlayacağı rahatlık.başka bi bok yok zaten imkan açısından.
evlilik anlaşma oluyo o zmaan.
ben sana maddi imkan vericem sen benim bakımımla ilgilencen.
işçiden ne farkın kalıyo?
birde çalışıp kendi paranı kazanırsan çifte işçisin.modern köle hatta.
olayı böyle gördüğünü karşındakine nasıl anlatabilirsin?
yargılanmadan nasıl konuşup tartışabilirsin?
insan tabi ki bir süre sonra rahatlığın güvenine bırakmak istiyor kendini.kimle olursa olsun.ne kadar aşık olursa olsun.
hergün hergün o aşk heyecanı yoruyor insanı zaten duygular hisler yoruluyor o yüzden aşk sevgiye dönüşüyor.
vücuduna aslında yapmaması gereken bir şeyi zorla yaptırıyor, hormonlarını zorluyorsun. çünkü aşk sadece farklı bir hormon salgılama ve üretme işinden başka birşeye dönüşmüyor.
bazen kendini akışa bırakmak ne kahrolasıca şey denk gelirse onu yaşmak istiyorsun bazen de istediğimi yaşayamıcaksam ne anlamı var diyorsun.
buda belkide sadece daha doğru kişiyle karşılaşmamış olduğun anlamına geliyor.
canı cehenneme deyip tüm düşündüklerini savuşturuyorsun yine
yine hüsran