18 Aralık 2012 Salı

"bir saniyede 1000 milisaniye; 1000 000 000 nanosaniye vardır.ve bir sabit. nanosaniyeleri yıllara bağlayan şey değişim. Evren, atomdan galaksiye sonsuz bir değişim halindedir.ama biz insanlar değişikliğpi sevmeyiz. onunla savaşırız. bizi korkutur. bir durağanlık yanılgısı yaratırız. dünyanın durduğuna inanmak isteriz. şimdinin dünyasının.
ama en büyük paradoksumuz aynı kalır: Şimdiyi yakaladığımızda o şimdi, geçmiş olur.
Anlara tutunuruz. ama hayat hareketli görüntülerdir. her nanosaniye ötekinden farklıdır. zaman bizi büyümeye adapte olmaya zorlar. çünkü gözümüzü her kırptığımızda ayağımızın altındaki dünya kayar.

Her gün, her an, her nanosaniye dünya değişiyor. elektronlar birbirine çarpıyorlar ve tepki veriyorlar. insanlar çarpışıyorlar ve birbirlerinin yollarını değiştiriyorlar.
Değişim kolay değildir. çoğunlukla iç burkar ve zordur. ama belki bu iyi birşeydir.
Çünkü bizi güçlü kılan şey değişimdir. dirençli kılar. ve bize gelişmeyi öğretir."
                                                                                                            Touch

16 Kasım 2012 Cuma

bazen öyle bir an gelir ki önemsediğin herşey bir anda önemini kaybeder.rahatsız olduğun her an'ı her dakikayı sıyırıp atarsın üzerinden. bu kadar zor olmamalı derken bulursun kendi kendini.olan biten herşeyin normal görünse de içinde bir yanlış barındığını bilirsin.

düşünmek istemezsin daha fazla, nedeni yok! sadece istemezsin. o kadar!

ne oldu? nasıl oldu? neden oldu? soruları gittikçe daha saçma gelir.
içinden yükselen rahatsız edici sözleri dinlemezsin.
gözlerin yeni şeyler görmek ister. yeni yerlerde olmak, yeni yollarda yürümek, yeni bir havayı ciğerlerine doldurmak istersin.

her şeyin karşısında sen; ya gözlerini yumar yada elini uzatırsın.